Bedir Savaşı

bedir savaşı

Bedir Savaşı Mekkeli Putperestlerle Medineli Müslümanlar arasında hicri 2, miladi 624 yılında geçen savaştır. Mekke’deki ilk Müslümanlar, gördükleri kötü muameleden sonra, daha rahat yaşayabilmek adına 622 yılında Medine’ye göç etti. Burada az da olsa rahata kavuştular ve bir şehir devleti düzeyinde teşkilatlandılar. Dinlerini yaymaya başladılar. Mekkeliler, hicretten sonra bu Müslümanların mallarına el koymuştu. Bu haksızlık karşısında, İslam dinine inanan bir avuç insan, adaletin yerine gelmesi için fırsat kolluyordu. O fırsat 624 yılında ele geçirildi.

Hicretin 2. yılında Kureyşliler’den birçok kimsenin katıldığı büyük bir ticaret kervanı Ebû Süfyân idaresinde Suriye’ye gitti. Hz. Peygamber bunu haber alınca ashabını topladı; kervandaki malların çokluğunu, buna karşılık muhafız sayısının azlığını onlara anlatarak bu kervanı Mekke’ye dönerken uğrayacağı Bedir’de ele geçirebileceklerini söyledi  ve kendilerini sefere davet etti. Kervanın dönüş yapacağı zamanı da öğrendikten sonra yerine bir sahabeyi görevli bırakarak Medine’den çıktı.

 

İslâm ordusunun sayısı, 74ü muhacir, geri kalanı ensardan olmak üzere 305 idi. Orduda yetmiş deve ve iki de at bulunuyordu.  Çeşitli vazife ve mazeretleri sebebiyle muhacirlerden üç, ensardan beş kişi izinli sayılmış, daha sonra onlara da bu gazveye katılanlar gibi ganimetten pay verilmiştir. Suriye’den dönmekte olan Ebû Süfyân Hicaz’a yaklaştığı sırada Hz. Peygamber’in baskın yapacağını haber aldı ve Kureyşliler’den yardım istemek üzere bir adamını, Maan’dan Mekke’ye gönderdi; kendisi de kervanın pusuya düşmemesi için Bedir’den uzak olan ve nâdiren kullanılan sahil yolunu takip etti.

 

Ebû Süfyân’dan gelen haber üzerine Kureyş kabilesinin hemen bütün kollarından toplanan 1000 kişi Ebû Cehil kumandasında Mekke’den yola çıktı. Müşrik ordusunda 700 deve, 100 de at vardı. Kureyşliler Cuhfe’ye geldiklerinde Ebû Süfyân’ın habercisinden kervanın kurtulduğunu öğrenmelerine ve içlerinden bazılarının savaşa gerek kalmadığını söyleyerek geri dönmelerine rağmen hazırladıkları ordunun büyüklüğünü ve gücünü Müslümanlara göstermek için yollarına devam ettiler. Öte yandan Bedir kasabası yakınında ordusuyla konaklayan Hz. Peygamber, kervan hakkında bilgi toplamak üzere Zübeyr b. Avvâm, Hz. Ali ve Sa’d b. Ebû Vakkas’ı Bedir kuyularına gönderdi. Bedir, Medine’nin 160 km. kadar güneybatısında, Kızıldeniz sahiline 30 km. uzaklıkta, Medine-Mekke yolunun Suriye kervan yoluyla birleştiği yerde bulunan küçük bir kasaba idi. Halkı ise burada konaklayan kervanlardan hizmetleri karşılığında aldıkları parayla ve hayvancılıkla geçinen bedevîlerdi. Peygamber kuyulara haberci yolladığında, iki tarafta birbirlerinden habersizdi. Gelen haberlerden sonra hasım kuvvetler gerekli hazırlığı yaparak kuyulara gidecekti lakin o gün yağan yağmur hareketi imkansızlaştırdı.

İlginizi Çekebilir :  Malazgirt Savaşı Özet

14 Mart 624 Cuma sabahı her iki ordu erken saatlerde Bedir’e doğru yola çıktı. Hz. Peygamber Bedir kuyularına Kureyşliler’den daha önce ulaştı veHabbâb b. Eret’in tavsiyesi üzerine, düşmanın geliş istikametine göre kendilerine en yakın kuyuyu bırakarak diğerlerini kumla kapattırdı. Ardından Kureyş ordusu da savaşın yapılacağı meydana geldi. Peygamber kuyuları kapattırmış olmasına rağmen Mekkelilere kuyudan su almaları izni verdi. Akabinde Hz. Ömer’i elçi olarak yolladı ve müşriklere Mekke’ye dönmelerini söyledi. Ebu Cehil bunu kabul etmeyerek savaşı tercih etti.

Bedir Savaşı Sonuçları

Eski Arap âdetine göre savaşı kızıştırıp başlatmak üzere Kureyşliler’den Esved b. Abdülesed meydana tek başına gelerek’Abdülmuttalip oğlu Hamza, çık karşıma!’ şeklinde teke tek çarpışma için çağrıda bulundu. Meydana gelen Hamza, rakibini kolayca yendi. Bunun üzerine Mekklilerden  Utbe, kardeşi Şeybe ve oğlu Velîd ileri çıktı. Mubareze yani teke tek çarpışma yapması için Hz. Muhammd üç kişinin adını söyledi:

‘Ya Ubeyde! Ya Ali!  Ya Hamza!’

Kısa bir kılıç düellosundan sonra önce Hamza, sonra Ali rakiplerini kolayca yendi. Ubeyde ise rakibi tarafından çok kötü bir şekilde yaralandı. Yardımına yetişen sahabeler Utbe’yi öldürüp Ubeyde’yi safların gerisine taşıdı. Ağır yaralanan sahabe, Müslümanların savaştaki ilk şehidi olacaktı. Mübarezeden sonra 1000 kişilik Mekke ordusuyla 300 kişilik Medine ordusu savaşa başladı.

 

Bu ufak İslam ordusu Müslümanların son ve tek umuduydu. Peygamber savaştan önce Rab’bine zafer için dua etmişti. Bu bir avuç Müslümanın yenilmesi yeni doğan İslam’ın sonu olabilirdi ve zafer zaruriydi. Ortada sadece bir savaş değil bir varlık mücadelesi de vardı. Başta Ömer bin Hattab, Hamza bin Abdülmuttalip, Ali bin Ebu Talip olmak üzere herkes canla başla savaşıyordu. Kuranda açıkça belirtildiği üzere Yaratan, Müslümanlara yardımını yollamıştı.

İlginizi Çekebilir :  TEOG sınav kalktı mı? 2017 - 2018 TEOG sınavı olacak mı?

‘ Andolsun, sizler güçsüz olduğunuz halde Allah, Bedir’de de size yardım etmişti. Öyle ise, Allah’tan sakının ki O’na şükretmiş olasınız.’

‘ Rabbinizden yardım dilediğiniz zamanı hatırlayın. Hemen size, “Meleklerden peşi peşine gelen binlik kuvvetlerle ben size yardım edeceğim” diye cevap verdi.’

Aynı zamanda ısrarla direnç gösteren müşrikler Batşe-i Kübra denilen bir duman veyahut toz bulutuyla  cezalandırılmışlardı. 70 ölü ve 70 de esir veren Mekke ordusu meydandan çekildi. Zafer Hz. Muhammed’in bir avuçluk ordusunun olmuştu.

Müslümanlar, yok olmaktan kurtulmuş, hayati bir zafer kazanmıştı. Verilen şehit sayısı ise 14 tü. Esirlere karşı iyi davranılmasını emreden Hz. Peygamber onlardan sadece ikisini,Ukbe b. Ebû Muayt ile Nadr b. Hâris’i, vaktiyle Müslümanlara yaptıkları işkenceye karşılık ölüme mahkûm etti;diğer esirlere yapılacak muamele hususunda da ashabın görüşünü aldı.

Hz. Ömer ve Sa’d b. Muâz gibi bazı sahâbîler bunların en yakın akrabaları tarafından öldürülmesini,Hz. Ebû Bekir ise fidye karşılığında serbest bırakılmalarını teklif etti. Hz. Peygamber ikinci teklifi benimseyerek esirlerin malî durumlarına göre 1000-4000 dirhem arasında para ödemelerini şart koştu. Bazı esirlerin karşılıksız olarak, okuma yazma bilenlerin  ise on Müslümana okuma yazma öğretmeleri şartıyla serbest bırakılmaları kararlaştırıldı.

Taksim sırasında ihtilâfa düşülmemesi için bütün ganimetler bir araya toplanarak savaşa katılanlar arasında eşit şekilde bölüştürüldü. Ardından peygamber ordusunu toplayıp Medine’ye doğru yola çıktı. Savaşı kaybettiklerini büyük bir üzüntüyle haber alan Mekkeliler, Ebû Cehil’in yerine başkanlığa getirdikleri Ebû Süfyân ile birlikte Müslümanlardan intikam almak için yemin ettiler.

Hazırlayan: Yemliha Toker

twitter.com/yemlihatoker

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*