Kendini Geliştir: İçindeki Duvarı Yık!

Beyhan Budak

Herkes gibi sen de değişmek istiyorsun kötü alışkanlıklarından kurtulmak ve yeni, iyi, güzel alışkanlıklar kazanmak istiyorsun. Şu dünyada var olduğun sürece kendini geliştirmek istiyorsun, büyük heyecanlarla büyük motivasyonlarla yola çıkıyorsun ve her şey ilk başta çok güzel ama öyle bir an geliyor ki birçok insanın başına bu geliyor muhtemel senin de başına gelmiştir bir duvar çıkıyor karşına o duvara çarptığın anda o içerideki motivasyonun, heyecanın paramparça oluyor. İşte, bu duvar senin değişime karşı olan direncin.

Değişim için, kendini geliştirme için yola çıktığında o tosladığın duvarı detaylarıyla incelememiz lazım. İlk başta bir duvar şunu baştan belirlememiz lazım hiçbir zaman tek parçadan oluşmaz onu oluşturan küçük küçük tuğlalar vardır, bu tuğlaları tanımamız lazım. Bu tuğlalar senin hayatında senin değişimine engel olan düşüncelerini ve davranışlarını temsil ediyor. Peki senin duvarındaki tuğlaları nasıl keşfedeceğiz, tabii ki geçmişte yaşadığın deneyimlere bakarak. Geçmişte sen de herkes gibi belki iyi alışkanlıklar kazanmak istedin, kendini geliştirmek istedin düzenli bir şekilde belki ders çalışma, kitap okuma gibi alışkanlıklar kazanmak istedin ama bir şekilde bu çabaların başarısızlıkla sonuçlandı. Bunlar uzaydan bir şeyler gelip senin bu çabalarını başarısızlığa uğratmadı tabii ki. Senin içinde bir şeyler oldu ve bu seni engellemiş oldu.

Ne oldu da, şöyle bir geçmişi düşün bakalım, bir karıştır o eski defterleri, ne oldu da seni engelledi bir şeyler oradaki duvardaki tuğlalar neydi?

Benim sıklıkla karşılaştığım bazı tuğlalar vardı, bunlar belki sana hatırlamana yardımcı olabilir. Bir tanesi risk alamama ve garanticilik. Yani düşünsene önüne bir sürü fırsat çıkıyor ama sen hiçbir şekilde adım atmıyorsun, korkuyorsun aman şu anki halim bozulmasın diye. Bir tanesi mükemmeliyetçilik. Mükemmeliyetçilikte en iyisi olsun derken çok bekliyorsun, hata yapmaktan çok korkuyorsun ama böyle olunca da elde var sıfır oluyor, hiçbir şey yapmıyorsun. Bir tanesi onay arayıcılık. Her attığın adımda, her yaptığın işte etrafındaki insanların seni onaylamasını, sana hiç itiraz etmemesini bekliyorsun. E böyle olunca da herkese uymaya çalışırken senin istediğin şeye bir türlü sıra gelmiyor.

İlginizi Çekebilir :  ÖSYM başkanı Mahmut Özer son dakika açıklaması! 15 dakika kuralı kalktı, sınav ücretleri düşürüldü

Bir tanesi yetersizlik duygusu. Devamlı içinde bir eziklik hissi, içinde eleştirel bir ses. Yapamazsın, edemezsin, beceremezsin diye durmadan seninle konuşuyor. Bir tanesi zararlı alışkanlıklar. Mesela bunlardan en önemlisi bence teknoloji bağımlılığı. Bir ders çalışmaya, bir kendini geliştirmeye, bir tez yazmaya çalışıyorsun ama bir bakıyorsun ki sosyal medyada, bilgisayarda, oyun başında, telefon başında saatlerin geçiyor. Şimdi sen de kendi tuğlalarını, bu benim saydıklarım dışında da değerlendirebilirsin ama en önemli referans kaynağın, keşif kaynağın geçmişteki deneyimlerini başarısızlığa uğratan düşünceler ve davranışlar. O seni başarıdan alıkoyan duvarı incelemeye devam ediyoruz. Şimdi de o duvardaki tuğlaların büyüklüğünü, sağlamlığını ve yerlerini kontrol edeceğiz.

Şimdi dikkat ettiysen bu tuğlaların içinde bazıları birazcık daha büyük diğerlerine göre. Bazı tuğlalar daha merkezde köşedekilere oranla bazı tuğlalar da çok sağlam, bazı tuğlalar da biraz daha zayıf. O büyük tuğlalar hayatında çok fazla yer kaplayan alışkanlıklar,çok fazla yer kaplayan yanlış düşünceler. Şimdi eğer o büyük tuğlalara saldırırsan, yumruklamaya çalışırsan canın acıyacak ve bir süre sonra hayal kırıklığı gelişebilir. Bir de o hem merkezde olan tuğlalar da hayatında çok merkezi yeri kaplayan, bir şekilde her gün temas ettiğin kötü alışkanlıklar. Bir de çok sağlam olan tuğlalar var. Bunlar da çok uzun yıllardır hayatında olan ve güçlü, kötü alışkanlıklar. Bana sorarsan, şimdi hedefimizi eğer bu duvarı kırmak istiyorsak, hedefimizi baştan net oluşturmamız lazım.

Güçlü tuğlalara saldırırsak sağlam tuğlalara ya da o kocaman büyük tuğlalara ya da o en merkezdeki tuğlalara saldırırsak çabamız, bu duvarı yıkma girişimimiz başarısızlıkla sonuçlanacak. Ne yapacağız o zaman? Çünkü o hep gaza geliyoruz ya bir şeyi değiştirmek için, yapacağız her şeye gücümüz yeter. Bunlar insanı çok motive eder ama gerçekte hiçbir işe yaramayan öneriler bana göre.

İlginizi Çekebilir :  Lise KPSS'ye Girecek Adaylara Tavsiyeler

Biz en zayıf, en böyle çürümüş, en küçük tuğlayla başlayacağız. Bu neden önemli biliyor musun? Vazgeçmememiz için. Ne yaptık, köşedeki o zayıf ve çatlak tuğla bizim için kolay bir hedef olabilir. Onu seçiyoruz. Gözüne küçük gelmesin başlangıcında. Onu seçeceğiz ki bir sonraki adım için enerjimiz, motivasyonumuz olsun ve şuna dikkat etmelisin o küçük tuğlayla başlıyoruz ya köşedeki çatlak, çürük tuğlayla onu kırıyoruz. Küçümseme asla ama her gün az az da olsa her gün kırıyoruz. İlk adımımız bu. Hayatımızdaki tuğlaların türünü, gücünü, sağlamlığını, kapladığı yeri, büyüklüğünü, nerede olduğunu keşfettik. Şimdi sıra geldi mücadele aşamasına. Bu mücadele aşamasında ne kadar bu tuğlaları alt kategorilere ayırabilirsek bizim için o kadar önemli.

Diyelim ki risk almamaya yönelik bir tuğlamız var ve risk almamaya yönelik senin hayatındaki bu tuğlanın yansımaları neler?

Diyelim ki bir iş teklifi aldığında nasıl davranıyorsun ya da kendini zorlamak için, bir girişimde bulunabilmek için ne tür riskler alabiliyorsun ya da nelerden kaçınıyorsun bir bunların alt başlıklarını kendine bir meydan okuma olarak belirlemelisin. 10 tane 15 tane belki 20 tane risk almamayla ilgili başlık belirliyorsun ve bunları en kolaydan dediğim gibi en kolay tuğladan başlıyoruz her zaman. En kolaydan en zora doğru sıralıyoruz. Sonra bu meydan okumaları adım adım adım yapıyoruz. Kendimize meydan okuyoruz. Çünkü kendine meydan okumadığın müddetçe kendini zorlamadığın müddetçe gelişmen mümkün değil. Sonrasında diyelim risk alma böyle. Mükemmeliyetçilikle ilgili bir sorunun var.

Onda da nerede mükemmeliyetçi sin, mükemmeliyetçi olman seni hayatta nasıl davranmanı sağlıyor, nasıl davranmana neden oluyor. Bunları sırayla yapıyoruz ve aksi şekilde, ona meydan okuyacak şekilde davranıyoruz. Burada da dediğim gibi amacımız tamamen sistematik çalışmak. Eğer adım adım, kendini aşırı zorlamadan ama belirli bir ölçüde zorlayarak sağlam ilerlersen neleri değiştirebileceğine inanamayacaksın. Başlıyor musun kendi duvarını yıkmaya? Bence başlamalısın.  Çünkü emin ol bu duvarın arkası aydınlık. Beni dinlediğin için çok teşekkür ediyorum. Kendine çok iyi bak, görüşmek üzere…

İlginizi Çekebilir :  Memurluk Neden Popüler?

http://www.beyhanbudak.com.tr

https://instagram.com/beyhanbudak/

https://www.facebook.com/pskbeyhanbudak

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*