Şahkulu İsyanı

Şahkulu İsyanı

1402 Timur Gailesinden sonra Osmanlı Devleti’nin omurgası kırılmış, eski beylikler Timur’un teşvikiyle Osmanlı’dan ayrılarak tekrar kurulmuştu. Ülkesine dönmeden önce tarumar ettiği bölgelerden topladığı 30.000 Anadolu çocuğunu ayaklarından zincirli bir şekilde Semerkant’a götürüyordu. Erdebil civarına geldiğinde Şah İsmail’în dedelerinden olan Hâce Ali, Bu 30.000 çocuğu serbest bırakmasını Timur’dan rica etti. Timur, ricasını kıramayarak bu 30.000 genci Hâce Ali’ye teslim etti.Hâce Ali’nin bu gençlerle ilgili bir takım planları vardı.

Bu çocukları hem sâdık birer mürid yapacak hem de şiileştirecekti. Sonra kendi memleketleri olan Anadolu’ya gönderecekti. Anadolu’daki Aleviliğin menşei Timur ihanetiyle Erdebil Şeyhi’nin şiileştirdiği bu 30.000 insan olacaktı.

1510 yılının latif bir sonbaharı idi. Şehzade Selim Trabzon Sancakbeyi idi. Ancak çoktan beri huzursuzdu. Zira hemen yanı başında Osmanlı Devletini tehdit eden ve sadece 10 sene içinde inanılmaz bir hızla yükselen Safevi Devletini görüyor ve buna karşı babası Veli Bayezid ile vezirlerini ikazların dan hiçbir netice alamamış bulunuyordu.

Şehzade Selim, ‘İş başa düştü’ diyerek Erzincan taraflarında faaliyetlerde bulunan Safevi kuvvetlerine karşı bir avuç eyalet askeri ile harekata girişmiş ve o bölgeleri ele geçirmişti. Fakat Safevi Hükümdarı Şah İsmail, Osmanlı Padişahı Veli Bayezid’e riyakar ve hürmetkar mektuplar yazarak oğlu Şehzade Selim’i Şikayet etmiş ve bunun neticesi olarak Şehzade Selim’in Safevilerden temizlediği topraklar Veli Bayezid tarafından Safevi Devletine iade edilmişti. Bununla da kalınmamış Şehzade Selim’in asi bir Şehzade olduğu kanaati uyandırılarak Padişah Veli Bayezid’in kendinden sonraki hükümdar olarak büyük oğlu Şehzade Ahmed’e temayül etmesi sağlanmıştı. Zira Devlet ricali daima avuçları içine alabilecekleri yumuşak başlı şehzadelerin Padişah olmasını isterlerdi. Şehzade Ahmet tam da böyle biriydi

Şehzade Selim ise sert mizaçlı, ve harpçi bir insandı. Bu sebeple Şehzade Selim askerler tarafından çok seviliyordu. Ancak Devlet ricali Padişah’ı ona karşı tahrik ediyorlardı. Bu duruma vakıf olan Şehzade Selim kurduğu bir istihbarat teşkilatı ile her gelişmeyi günü gününe takip ediyor ve yalnız kendi zihninde mevcut olan müthiş bir plan tasarlamış bulunuyordu. Osmanlı Devleti’nin iç bünyesini sarsacak bir mezhep kargaşası ve kardeş kavgası çıkarabilmek için çabalayan Safevi Hükümdarı Şah İsmail “ahund” denilen propagandacılarını köşe bucak her tarafa salmış ve özellikle Türkmen aşiretlerini şiileştirmeye çalışıyordu.

İlginizi Çekebilir :  KPSS Hazırlığı Yapanlara Etkili Bir Mobil Uygulama

100 yıl önce Dedesi Hace Ali’nin şiileştirerek Anadoluya gönderdiği 30.000 türk ise Şah İsmail’e biat etmiş ve onun adına Anadolu’yu şiileştirmeye çalışıyorlardı.

Sultan Bayezid, yaşlanmış ve sıhhati bozulmuş bulunmaktaydı. Kendisi gibi yumuşak başlı olan en büyük oğlu Ahmed’i veliahd tayin etmek istiyordu. Şehzade Selim, “eğer harekete geçip Şehzade Ahmed’in tahta geçmesini önleyemezse Şah İsmail’in vaktiyle Timur’un yaptığı gibi ülkeye saldırıp Osmanlı’yı mahvetmesi kaçınılmaz olacaktı.

Şehzade Selim’den başkası bu tehlikenin farkında değildi. Selim, ‘İş başa düştü!’ diyerek

kurduğu eyalet ordusuyla Karadeniz yolundan Kefe Valisi olan oğlu Süleyman’ın yanına gitmek için yola çıktı. Şehzade Ahmed, Kırım’a giden Selim’in amacının ordu toplayarak tahtı ele geçirmek olduğunu anlamıştı. Bunun üzerine hemen hazırlıklara başladı. Şehzade Selim geldiğinde ona karşı koyacaktı.

Şehzade Ahmed ve Şehzade Selim arasındaki bu taht mücadelesinin dışında kalan, ancak tahtı kendisinin hak ettiğini düşünen Şehzade Korkut ise Manisa Sancakbeyliğinden topladığı askerlerle İstanbul’a hareket etti. Şehzade Korkut da ağabeyi Şehzade Ahmed gibi yumuşak başlı ve Şah İsmail tehlikesinden bihaberdi. Hatta öyle ki, Sancakbeyi olduğu Teke Sancağı, Kızılbaşların Anadolu’daki merkezi haline gelmiştir. Tüm bu gelişmeler Şah İsmail için bulunmaz bir fırsattı.

Anadolu Kızılbaşlarına tüm Anadoluyu kasıp kavuracak bir isyan başlatmaları için talimat verdi. Anadolu zayıflayıp çöktüğünde ise ordularıyla Osmanlı’yı yıkmak için gelecekti. İsyan bayrağı, Karabıyıkoğlu Hasan liderliğinde Şahkulu ünvanlıyla Şehzade Korkut’un Sancakbeyi olduğu Teke Sancağında kaldırıldı.

Anadolu Beylerbeyi Karagöz Paşa Konya Sancakbeyine isyanı bastırma görevini verdi. Şahkulu Orduları oldukça kalabalıktı. Konya Eyalet askerlerini Beyşehir’de yenilgiye uğrattı. Şehzade Korkut, isyancılarla başa çıkmak için geri döndü. Şehzade Korkut ve Şahkulu orduları arasında Isparta yakınlarında bir muharebe yapıldı. Muharebeyi Şahkulu ordusu kazanırken Şehzade Korkut Manisa’ya kaçarak kurtulabildi. İsyan bastırılamıyor, hızla yayılıyor ve civar kazalardaki kızılbaşlar bir bir ayaklanıyordu. Bu sırada Şehzade Selim, Kırımdan bir miktar asker tedarik etmiş, Rumeliye varmıştı. Rumeli akıncılarının çoğunun da iltihakı ile emrinde 40.000 kişilik bir ordu olmuştu.

  1. Bayezid kardeş kanı dökülsün istemiyordu. Şehzade Selim ile 2. Bayezid, aralarında bir anlaşma yaptı. 2.Bayezid, yaşadığı müddetçe Şehzade Ahmed’i veliahd yapmayacağını taahüd ediyordu. Buna dair ahidname yazıp gönderdi. Şehzade Selim’in Rumeli’deki Sancak isteği kabul olunarak Semendire Sancağı’nın tevcih beraatı da gönderildi. Böylece ihtilaf, kan dökülmesine meydan verilmeden halledilmiş oldu.
İlginizi Çekebilir :  Yüksek Lisans Sınavı ALES'te Önemli Değişiklikler Yapıldı!

Bu sırada Anadolu’daki Şahkulu isyanı tüm şiddetiyle devam ediyordu. Şahkulu isyancıları Kütahya’ya yani Anadolu Beylerbeyliği Merkezine saldırmış bulunmaktaydı. Bu savaşta Anadolu Beylerbeyi Karagöz Paşa Şah kulu isyancıları tarafından kazığa oturtularak öldürülmüştü. Ancak Kütahya’yı ele geçirememişlerdi. Şahkulu, birliklerin bir kısmını Taki Baba adındaki bir müridinin komutasında Kütahya kuşatmasıyla görevlendirerek, Eski Osmanlı Başkenti olan Bursa’ya yöneldi.

Bursa Eyalet Askerleri, Subaşı Hasan Ağa komutasında Şahkulu ordusunun karşısına çıktı lakin Subaşı Hasan Ağa da öldürülünce Bursa Kadısının durumun vehametini İstanbul’a bildirmesi üzerine 2. Bayezid, Vezir-i Azam Hadım Ali Paşayı isyanı bastırmakla görevlendirerek emrine 20.000 yeniçeri tahsis ettirdi.

Şahkulu geri çekilip iki orduyu birleştirerek Ankarayı hedef aldı. Veziri Azam Hadim Ali Paşa’nın ordusu Ankara Çubuk yakınlarında Şahkulu’nun kuvvetlerini karşıladı. Gökçay Muharebesi denilen bu Muharebede Osmanlı ordusu Kızılbaşları yenerek Şahkulu’nu öldürdü ancak Veziri Azam Hadım Ali Paşada, ok yarası alarak bu savaşta Şehid düştü. Böylece isyan tamamen bastırılmış oldu.

Kızılbaşlar, ya İran’a kaçmıştı yada kendisini gizleyerek Osmanlıda yaşamaya devam etmişti. Ancak bu İsyanda toplamda 50.000 den fazla sünni Osmanlı Vatandaşı Kızılbaşlar tarafından katledilmişti. Padişah 2. Bayezid kerhen veya mecburen tahtı Şehzade Selim’e terk etmeye razı olmuştu. Şehzade Selim’i İstanbul’a davet etti. 2. Bayezid 24 Nisan 1512 tarihinde Selim’i İstanbul’da güler yüzle karşılayarak lehine tahttan feragat ettiğini bildirdi. Şehzade Selim babasının elini öperek son zamanlarda olup biten işler için özürler diledi. Ve Şehzade Selim artık resmen Padişah olmuştu. İlk iş 3-5 yıl içinde isyan edip insanları öldüren mal yağmalayıp Şah İsmail’e casusluk yapan Anadolu kızılbaşlarını tespit ettirip idam ettirdi. Bunlara müfrit yani günümüz manasıyla terörist deniliyordu. Yani Yavuz Sultan Selim’e 40.000 aleviye soykırım yaptı diye sızlananlar, Türk devleti pkklılara soykırım yaptı diye sızlananlar kadar saçma bir iş yapıyorlar.

İlginizi Çekebilir :  Albert Einstein, Uzay, Zaman ve İzafiyet Teorisi

Osmanlı’da isyan etmeyen haksız yere öldürülmemiştir. Böylece Şah taraftarlarına gözdağı vererek Anadolu’yu güvene aldıktan sonra yerine bakması için oğlu Şehzade Süleyman’ı tahta vekil bıraktı. Kısa zamanda hazırlıklar tamamlanarak 1514 yılının Mart ayında ordusuyla Edirne’den yola çıktı. Şimdi sıra Şah İsmail’e gelmişti…

Hazırlayan: Yemliha Toker

twitter.com/yemlihatoker

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*